GÜÇLENEN BİR TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞIYORUZ

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki yıl vasıl olacağımız Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına büyük bir heyecanla, şevkle, coşkuyla hazırlanıyoruz” dedi.

Yayınlanma Tarihi : Google News
GÜÇLENEN BİR TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Reklam
<div class="post--item post--single post--title-largest pt-10 "> <div class="post--content "> <p>Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından yaptığı açıklamada, “Önümüzdeki yıl vasıl olacağımız Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına büyük bir heyecanla, şevkle, coşkuyla hazırlanıyoruz” dedi.</p> <p><strong>“HER ALANDA BÜYÜYEN, GÜÇLENEN BİR TÜRKİYE İÇİN ÇALIŞIYORUZ”</strong></p> <p>Önümüzdeki yıl vasıl olacağımız Cumhuriyetimizin 100’üncü yılına büyük bir heyecanla, şevkle, coşkuyla hazırlanıyoruz. Bizim için bu yıl dönümü sadece yeni devletimizin ikinci asrının başlangıcı ifade eden bir takvim değişikliği olmanın ötesinde manalara sahiptir. İşte bu anlayışla Anadolu toprakları üzerinde son bin yılda kurduğumuz üçüncü devletimiz olan Cumhuriyetimizi siyasi, ekonomik, sosyal, diplomatik alanlarda milletçe hayalini kurduğumuz seviyeye çıkartacak atılımın adını Türkiye Yüzyılı koyduk. Ülkemizin ve medeniyetimizin tüm kazanımları üzerinde yükselteceğimiz bu vizyon, yeni nesillere bırakacağımız en büyük mirasımız olacaktır.</p> <p>Uzunca bir süredir dile getirdiğimiz 2053 ve 2071 vizyonlarını Türkiye Yüzyılı’nın inşası yolundaki basamaklar olarak görüyoruz. Üstelik bu atılımı dünyanın tarihî dönüşüm yaşadığı bir dönemde hayata geçiriyoruz. Türkiye’nin içinde bulunduğu süreç siyaseti, ekonomisi, sosyal ve kültürel gelişmeleriyle dünyada olup bitenlerden bağımsız değildir. Dünya, geçtiğimiz asrın ortalarına doğru faşizmin sultasından, 30 yıl önce de komünizmin hezeyanlarından kurtulmuştu. İnşallah bu dönemde de dünyamız parıltılı kavramların ambalajı içinde önümüze getirilen ve insan fıtratını bozarak onu yeniden felaketin eşeğine sürükleyen sapkın dayatmalardan kurtulacaktır.</p> <p>Her alanda büyüyen, güçlenen, kalkınan, hak ve özgürlüklerini genişleten bir Türkiye için çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı hedefimiz sadece milletimizin refahını yükseltmek, sadece ülkemizi bölgesel ve küresel güç hâline getirme gayesi taşımıyor. Bu aynı zamanda inanç, kültür, medeniyet köklerimizi de yeniden ihya edeceğimiz bir atılımın adıdır. Bunun için 85 milyon vatandaşımızın her birine seslenerek diyorum ki; gelin, Türkiye Yüzyılı’nı geçtiğimiz 20 yılda hayata geçirdiğimiz demokrasi ve kalkınma altyapısı üzerinde hep birlikte inşa edelim. Gelin, bir olarak, iri olarak, diri olarak, kardeş olarak hep birlikte Türkiye olarak Cumhuriyetimizin kuruluşunun 100’üncü yılı olan 2023’ü ülkemizin en büyük atılımının başlangıç noktası hâline getirelim.</p> <p>Ülkemizin çözülmemiş hiçbir meselesini bırakmamak için çıktığımız yolda hangi fedakârlıklarla neler yaptığımızın en yakın şahidi milletimizin bizatihi kendisidir. Biz bu gayretleri gösterirken, kimlerin de ülkeye ihanet pahasına başka gündemlerin peşinden gittiğini en iyi milletimiz biliyor.</p> <p>Sınırlarımıza saldıran, şehirlerimizi kana ve ateşe bulamaya çalışan terör örgütlerinden kendi milletine silah doğrultan darbecilere kadar, can ve mal güvenliğimize yönelik nice tehditle mücadele ettik. Teröristlerin ülkemizi yangın yerine çevirmeye çalıştıkları günlerden devletin tepelerine binen yumruğundan kaçacak delik aradıkları günlere gelmiş olmanın huzuru içindeyiz.</p> <p><strong>“DEMOKRASİ VE KALKINMA DEVRİMLERİMİZİ BİRER BİRER HAYATA GEÇİRDİK”</strong></p> <p>Milletimizin temel hak ve özgürlüklerini, ülkenin hayati çıkarlarını kısır hesapları, sinsi niyetleri ve ideolojik saplantıları için örseleyen vesayet güçleriyle kavgaya tutuştuk. Partimizi kapatma girişimlerine kadar varan bu tür yanlış girişimlerin artık akla bile gelmeyeceği demokratik olgunluk seviyesine ulaştık.</p> <p>Tüm umudunu ülkenin ve milletin felaketi üzerine kuran kifayetsiz siyasetçilerle uğraştık. Ülkemizin bu hususta da hak ettiği iklime kavuşacağı günlerin uzak olmadığına inanıyoruz.</p> <p>Türkiye’nin siyasi ve ekonomik bağımsızlığını hazmedemeyen emperyalistlerin farkı görünüm ve alandaki oyunlarıyla boğuştuk. Maruz kaldığımız çifte standartları, gizli açık ambargoları, sinsi tecrit çabalarını fırsata dönüştürerek kendi göbeğimizi kesecek adımlarla her alanda gücümüze güç kattık.</p> <p>Hamdolsun, özetle ifade etmeye çalıştığımız engelleme çabalarının hepsinin de üstesinden gelerek demokrasi ve kalkınma devrimlerimizi birer birer hayata geçirdik. Bugün de ülkemizin önündeki tüm sorunları çözecek mücadeleyi vermeyi, gayreti göstermeyi sürdürüyoruz. Kökenine, inancına, meşrebine, siyasi ve sosyal tercihine bakmadan her bir vatandaşımızı layık olduğu haklara, özgürlüklere, refah düzeyine, gelecek güvencesine kavuşturmakta kararlıyız.</p> <p>Vatan topraklarının her karışında hâkim kıldığımız huzurun, gelişme ve kalkınma iradesinin engellenmesine, umutlarımızın üzerinin gölgelenmesine asla rıza göstermeyeceğiz. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla, işçisiyle, memuruyla, sanayicisiyle, çiftçisiyle, her kesimden insanımız bizimle olduğu müddetçe, Allah’ın izniyle önümüzde duracak, bizi engelleyecek güç tanımıyoruz.</p> <p><strong>“İHTİYAÇ DUYDUĞU HER YERDE VE HER DURUMDA İNSANIMIZIN YANINDA OLDUĞUMUZU GÖSTERDİK”</strong></p> <p>Ülkemizin zenginliğini milletimizin her kesimiyle adil şekilde paylaşma ilkemizi sosyal devlet projeleriyle hayata geçirmeyi sürdürüyoruz. Türkiye’nin en kapsamlı ve etkin sosyal programları bizim dönemimizde geliştirilmiş ve uygulanmıştır. Bunun sebebi, milletimizin eskisine göre temel ihtiyaçlarını karşılamakta daha çok sıkıntı çekmeye başlaması değil, insanımızın hayat standardına ilişkin çıtanın yükselmiş olmasıdır. İhtiyaçlar değiştikçe sosyal yardım programlarımızın içeriğini de zenginleştirerek ihtiyaç duyduğu her yerde ve her durumda insanımızın yanında olduğumuzu gösterdik. Nitekim geçmişte sadece yakacak ve gıda gibi birkaç başlıkta destek alabilen ailelerimiz, bugün elektrikten doğal gaza, kiradan kırtasiyeye geniş bir alanda devleti yanlarında bulmaktadır.</p> <p>Aynı şekilde sosyal destek verilen kesimler de engellilerden yaşlılara, eşi vefat etmiş kadınlardan eğitim çağındaki çocuklara kadar kuşatıcı bir zenginliğe sahiptir. Bu yaklaşım bize medeniyetimizin ve kültürümüzün mirasıdır.</p> <p>Pek çok gönül sultanına atfedilen mısralarda bu anlayış şöyle anlatılıyor: Başta devlet, dilde himmet, elde fırsat var iken / Tut elinden düşmüşlerin, sana saadet yar iken / Kimseye baki değildir mülkü devlet, sim-ü zer / Bir harap olmuş gönlü tamir etmektir hüner.</p> <p><strong>“AİLENİN TAMAMINI KORUYACAK, GÜÇLENDİRECEK ÇALIŞMALARA AĞIRLIK VERİYORUZ”</strong></p> <p>Evet, elimizde fırsat varken yokluktan, yoksulluktan burulan gönülleri tamir etmek hem devleti yönetme sorumluluğumuzun hem de bir insan, bir Müslüman olarak sahip olduğumuz hassasiyetin gereğidir. Biz sadece bu yaygın ve etkin yardım sistemiyle herkesin elinden tutmakla kalmadık, sosyal destek sistemimizin mantığını da değiştirdik. İhtiyaç sahibi olmanın özellikle ötesinde büyüğüyle, annesiyle, çocuğuyla bir bütün olarak ailenin tamamını koruyacak, gözetecek, güçlendirecek çalışmalara ağırlık veriyoruz. Bugün sizlerle aileye yönelik hizmetlerimizi genişletme amacı taşıyan yeni bir adımın müjdesini paylaşmak istiyorum.</p> </div> </div>
begendim
0
Begendim
bayildim
0
Bayildim
komik
0
Komik
begenmedim
0
Begenmedim
uzgunum
0
Uzgunum
sinirlendim
0
Sinirlendim
Reklam

Yorum Gönder

Yorumlar